bi zamanlar televizyon tek kanallı iken böyle bir program vardı. hayal meyal anımsıyorum…

“tarihte” bu hafta neler oldu bilmiyorum ama benim haftamda çok şey oldu…

* geçen hafta başlayan talihsizlikler serisi bu hafta da hızını kesmeden devam etti. ve en sonunda işi bırakma raddesine geldim. (yine!)

* parasızlık yüzünden kps sınav harcını yatıramadım. (yine!)

* scooter’ın plakası çalındı.

* gözlüğüm kayboldu.(yine!(ama geçen seferki güneş gözlüğüydü ve bulunmuştu))

* tatlıtop bitti. dolayısıyla 15 günlük esarette…

* kurşun döktürdüm. (:

* madonna give it to me.

uzuuun zun yazacak değilim bu günü. çok güzel hediyeler aldım bugün. sabah kalktığımda bir sürü mesaj vardı telefonumda. facebook duvarım ve gelen kutum da keza dolmuş. ama en güzeli telefonda doğum günü şarkısını dinlemekti sanırım. :)

fakat ne olursa olsun bir tanesi bambaşkaydı (lütfen kimse alınmasın). müdürlerimizden birinin doğum günü de bugünmüş. ve tesadüfen öğrenince bana harika bir hediye verdi. gerçi bunu yaklaşık bi 20-25 sene önce verseydi hayatımı heralde ona adardım :D Daha fazlası

stresli bir cuma günü yaşadım. ilçe milli eğitimin düzenlediği fuara, her işte olduğu gibi, son dakikada hazırlanınca ayaklar bir pabuca girdi ve standı hazırlayalım derken canımız çıktı. saat 16:00′da başlayan açılış programına son dakikada yetiştirebildik standı. haliyle benim de İstanbula akşamdan gelme hayallerim suya düştü..

pazartesi sabahı altıda başladı yolculuk. önce Bursaya ulaşıldı oradan da İstanbula gidecek otobüs arandı.. niye bütün firmalar aynı saatte kalkış yapıyor anlamıyorum. 7:45′ te terminale gelmişim, 8′de istanbula gidecek otobüs arıyorum yok. hepsi saat 8:45′te kaldırıyorlar. boşu boşuna 45 dakikam gitti terminalde. o kadar bekledim değsin bari diyerek Nilüfer‘den aldım bileti ama pek te iyi etmemişim… felaket denilecek kadar düşürmüş hizmetini… Daha fazlası

su perisi Dün mesai arkadaşımın doğum günüydü. öğle arasında alış verişe çıktım hediye almak için. genelde söz konusu bir hatun olunca aklıma gelen ilk hediye takı oluyor. gümüş bir kolye alayım dedim. oldukça da güzel bir kolye beğendim. :)

o kadar çok figür var ki insan neyi seçeceğini bilmiyor. yalnız uzun zamandır dikkat ediyorum neredeyse her böceğin kolyesini yüzüğünü yapıyor bu gümüşçüler. yalnız bir tek çekirgeleri kullanmıyorlar. en fazla da gördüğüm figür yusufçuk.

bu sefer su perilerini de görünce şaşırdım. çeşit çeşit su perisi figürü. dayanamadım bir tanesini beğenip kendime hediye ettim :)

sonrasında bir tane de doğum günü hediyesi aldım kendime. harika bir tasarıma sahip bir saat. üzerinde Atatürkün imzasını taşıyor.  sanırım doğum günleri beni duygusallaştırıyor ve biraz da alışverişe itiyor.. işi bırakmayı planlarken böyle masraflara girmek kötü oluyor. sırada bir de 500gb’lik hdd var…