May
4
zaman katili
Filed Under ne yapıyorum | Leave a Comment
bütün bir günü evdeydim. cnbc-e, e2, tnt ve Mtv-Türkiye. diğer tarafta, facebook, limk, 22dakika… yine de can sıkıntısı. 2 litre kola ve biraz da çerez.
akşam üzerinden bu yana da yeğenimin laptopuna sistem kuruyorum. sonuç: gözlerimde batma, kızarıklık. sanırım kendime işkence yapmaktan faz geçmeliyim. en azından bilgisayardan biraz uzaklaşıp kitap okusam fena olmaz.
hafta içi daha fazla evde vakit geçirdiğim için artık cumartesi ya da pazar günü izleyecek fazla dizi de kalmıyor. :) oysa eskiden bütün haftasonunu evde geçirmek en büyük eğlencemdi. gözümü televizyondan hiç ayıramıyordum. şimdi 3 kanal var ama haftasonuna bişey bulamıyorum :)
May
2
yeni kulaklığım: Pulsar 590A
Filed Under müzik, ne yapıyorum | 3 Comments
geçen seneydi, bir muhabbet sırasında demiştim; bir sürü bluetooth ürün yapıyorlar(*)(*)(*)(*)(*)(*)(*) bir stereo kulaklık yapmıyorlar. daha sonra kurt düştü içime iyice bir araştırdım. Türkiyede ilk bulduğum ürün HiQ mp3 çalar. sadece kulaklık ta satılıyor. fiyatı uygun. fakat katlabilir yapısı kırılma riskini yükseltiyor. daha önce bu tasarıma sahip bir kulaklık almıştım. bir ay sürmedi ömrü.
arada aklıma geldikçe arıyordum ve en sonunda beklediğim ürün girdi piyasaya Pulsar 590A. Ürünü uzun uzun anlatmayacağım. hazır anlatılmışı var. sadece bir özelliğinin üzerinde durmak istiyorum; üniversal adaptör dedikleri parça. yaklaşık 4 cm çapında bir alet. üzerinde bir açma-kapama düğmesi ve 3,5 mm jack’a sahip. bu jack sayesinde herhangi bir ses aygıtına bağlayarak kulaklık ile serbestçe müzik dinleyebiliyorsunuz. Daha fazlası
Nis
28
C3PO seni çok seviyoruz
Filed Under ne yapıyorum | 2 Comments
haftasonunu evde geçirdim. yeni bir diziye başladım fırsat bulmuşken; moonlight. Angel ile biraz paralellik gösterse de yerini dolduramayacak bir dizi. yine de izlemeye değer. Vampirlere göre oldukça genç sayılabilecek bir karakterimizi var. kendisini insanların iyiliğine adamış olan karakterimiz aynı zamanda da bir kızı korumaya çalışıyor. ayrıca kendine has vampir mitleri de barındırıyor. ya da bildiğimiz bazı mitleri farklılaştırmışlar. henüz ilk 4 bölümü izledim. karakterlerin serim kısmı devam ediyor diyebilirim. muhtemelen birkaç bölüm daha kalıcı yeni karakterler eklenecek gibi de duruyor.
dünden bu yana boyun ağrısı çekiyorum. ayrıca tutuldu da. kendimi C3PO gibi hissediyorum. ya da onu biraz daha iyi anlıyorum :) zavallının işi gerçekten zormuş. ani hareketler yapmaktan kaçınıyorum yoksa fena acı veriyor.
Nis
25
fazla karıştırmamak lazım
Filed Under ne yapıyorum | 2 Comments
çevrem iyice genişlediği için coca cola’dan uzak durmaya çalışıyorum bir süredir. fakat ne kadar istesem de akşamları bilgisayar ya da tv başındayken canım bişeyler içmek istiyor.
daha önce bir kere soda denemiştim. oldukça da faydalı bir içecek. fakat şimdi anımsayamadığım nedenlerden bir süre sonra bıraktım. kahve iyi bir tercih olabiliyor fakat uğraştırıcı. ısıtıcıya su koy, kupaya kahve ve şeker koy. su ısınsın, kupayı doldur… bazen bir reklam arasına yetmiyor süre :)
bende geçen akşam cappy karışık meyve suyu‘nu denedim. tadı hoşuma gitti. akşam eve giderken bir litre daha aldım. ve meret bi gecede bitti..
sabah beri midemde yanma var. gece de rahatsızlık vermeye başlamıştı zaten. baş ağrısı nedeniyle apranax aldığım için başka bir ilaç ta alamıyorum.. umarım çabuk geçer. :)
Nis
20
uçmayı öğrenmek lazım
Filed Under ne yapıyorum | Leave a Comment
4. katta yaşayan biri için iyi iş çıkardım sanırım. gerçi 4 saati geçti tamamlanması ama olsun. en azından boyayla eş zamanlı bitti. :) tabii benim de pilim bitti. sol bileğim fırçadan ayaklarım ise korkudan ağrıyor.
evin ön balkonundaki parmaklıkların boyanması gerekiyordu ve anneme göre benim boyum daha uzun olduğu için iş bana kaldı. yükseklik korkuma ve tinerden etkileniyor olmama rağmen bitirdim işi.
şimdi sırada arka balkon var. o nasıl olacak bilemiyorum.
Nis
10
atom çekirge
Filed Under ne yapıyorum, seyahat | Leave a Comment
hızlı bir haftasonundan sonra daha sakin bir hafta bekliyor insan. sükunet istiyor. fakat ne zaman çekirgenin istediği bişey gerçek olmuş ki?
bu haftasonu nedimin oyunu vardı. aynı tarihte bir de limk doplaşması vardı ki zaten 2 yılda bir oluyor meret. plan program yapıldı. cumartesi bursadaydım pazar sabahına kadar prova alındı. bolbol fotograf çektim. gerçi ışık masasının başına çakılıp kalmasaydım daha da çok olacaktı ya, belki de böylesi daha iyi oldu :)
3 saatlik bir uykunun ardından istanbula yolculuk. gofix hanım ile kahvaltı. grupla tanışma , kaynaşma ve ardından çiçek pasajı. rakı-balık. sonrasında sigara dumanı, baş ağrısı ve 5 saat süren bi geri dönüş yolculuğu. uykusuz ve başağrılı bir pazartesi…
pazartesi ve salı felaket bir tempoyla geçti. sorunlar, işler vs. çarşamba sabahı ben işi bırakacakken öğleden sonraki toplantı son noktayı koydu güne, iş beni bıraktı. :)
yıl başında yapılan ihaleye Ankaradan bir firma itiraz edince KİK ihaleyi kontrol etmeyi uygun bulmuş. dolasıyla işsisiz. şanslıysak bir ay. ihale tekrar ederse 3 ay… hayırlısı olsun.
ne prova fotografları ne de istanbul fotografları henüz net ortamına aktarılmadı. ilk fırsatta aktarır ve linklerini veririm efendim.
Mar
14
başlık bulamadım
Filed Under ne yapıyorum | 2 Comments
uzun zaman olmuştu inte isteyeli. anca yanıt verebiliyorum. :)
İlk sorumuz:Blog yazmaya ne zaman başladım?
Bu sorunun cevabını vermem zor. İlk blogumu anımsamıyorum. Aslında hatırlamam lazım sık yazan biri değilim. Fakat blog alemine kaç yılında girdim biliyorum. 1999 yılında chatkapı ile başladı macera. sonra hafif ile devam etti :)
İkinci soru:Blog yazılarımın konusu belli bir çizgide olması için çaba gösteriyor muyum? Yoksa içimden geldiği gibi mi yazıyorum?
çizgi benim. Yani yazıların girişi de gelişmesi de benim için. Beni anlatıyor. Bu yüzden burası bir günce :) fakat bazen isimler konusunda sıkıntı yaşıyorum.
Üç:Blog yazmak için gün içinde bazı şeylerden feragat ediyor muyum?
maalesef en büyük sıkıntım bu. Blog yazmayı istesem de yapamıyorum. Vakitsizlik genel bir sorun olsa da aslında insan isteyince çok şeye vakit ayırabiliyor. Mesela dün gece tekrar dizileri ve tekrar filmleriyle geçti.
Dört:Blog yazmak benim için eğlenceli bir uğraşken şimdi artan bekleyiş yüzünden zorunlu bir hal almaya başladı mı?
benden beklenen tek şey daha sık yazmam. Ben de sık yazmayarak bu beklentiyi hep ayakta tutuyorum :D
Son olarak:Blog yazmayı daha ne kadar sürdüreceğim ?
niyetim çocuklarıma devretmek burayı. :)
Oca
10
bütün fıstıklı çikolata
Filed Under ne yapıyorum | 2 Comments
bu akşam canım tatlı bişeyler çekince yeni bir çikolata ile tanıştım: winergy. tabii ben eve gelene kadar sadece çikolata sanıyordum onu. :)
benim yeni tanışmam elbette onu yeni yapmıyor. ilk kopya da değil elbette. bir de rodeo vukuati var geçmişte. ne olursa olsun ikisi de orjinalinin yerini dolduramıyor, snickers her zaman bir numara.
Oca
6
müzik müzik sinema
Filed Under ne yapıyorum | 3 Comments
Black Sabbath ile biraz yakınlaşıyorum(*). (herşey limk‘te başladı.. bu video yüzünden sardım albümlere)
Led Zeppelin dinliyorum(*) (w800i)
wamp kurdum. ilk başta hata verdi. ben de iis’i kaldırdım :) sanırım sadece yeniden başlatsam yeterli olacaktı :)
wamp kurunca wp ile de uğraşmaya başladım yeniden. template bakıyorum ve tabii bir kaç işe yarar plugin.
bir de bol bol film izliyorum. Atonement izledim en son. yalnız izlemenizi tavsiye etmem. kesinlikle kurgu harika. hele ki müzikler.daktilo sesini kullanışı…muhteşem.. ama yine e yalnız izlemeyin :)
Ara
28
Kara Kule
Filed Under ne yapıyorum | Leave a Comment
dün gece kara kule serisinin VI. kitabını Susannah’ın Şarkısını bitirdim. seride en hızlı okuduğum kitap bu oldu sanırım. doğrusu bir önceki kitap Calla’nın Kurtları seriye olan ilgimi epey bir azaltmıştı ama o kadar kitap okuduktan sonra son iki kitapta bırakmak büyük bir ayıp olurdu, harcadığım zamana.
artık bu akşam altıncı kitap yatağımın başucundaki yerini yedinci kitaba devredecek. üniversite yıllarından bu yana yaptığım bişey değildi uyku öncesi okumak. çünki genelde hikayeye kaptırıp uykuyu unuturum. önce bu alışkanlığı kaybettim şimdi de ne zaman kitap okusam uykum geliyor :)
Siyahlı adam çölde kaçıyordu ve silahşör peşindeydi.