Epey bi zaman geçti. bir sürü de olay. bir çoğu anlatmaya değmez. epey yoğun bir iş dönemi geçti. epey de gergin. hala da geçmiş değil bu gerginlik.

geçtiğimiz cuma Bursa Göz Merkezinin de yardımıyla gözlüklerimden kurtuldum. Epey ağrılı ve sancılı bir ayrılık oldu, kabul etmeliyim. cuma ve cumartesi gecesi neredeyse hiç uyuyamadığım gibi şişen gözlerimden üç gün yaş eksik olmadı. balon gibi şiş ve kıpkırmızı bir çift gözle evde yalnız kalakaldım. nezleymiş gibi davranan burnu da unutmamak gerek. ..

lasek * ** ve lasik * diye adlandırılan iki yöntemden birini seçmem gerekiyordu. doktorun tabiriyle; lasikte korneanın üzerindeki tabaka bir defter kapağı gibi kenara sıyrılıp kırılma problemi olan kısıma lazer uygulandıktan sonra aynı tabaka geri kapatılırken; lasekte böyle bir işlem yok. lazer direkt olarak uygulanıyor. yani kısaca birinde cerrahi bir müdahale söz konusuyken diğerinde yok. siz olsanız hangisini seçersiniz? ben ikincisini seçtim. :) (yani çizdirmedim :D ) (yüreği kaldırana video)

üzerinden bir hafta geçti. ilk 3 günün ardından pazartesiyle beraber ağrı ve acı hemen hemen bitti. fakat zaman zaman batma ve yanma oluyordu. ve akşamları da gözde yorgunluk hissi ve biraz ağrı. sanki bütün gün bilgisayar başında oyun oynamışım gibi. :) fakat zamanla o da geçiyor.

velhasıl şuan gözlerimin numarası “0.00″. 3-4 metreden sonrasında bulanıklık olsa da bir kaç hafta içerisinde onun da geçmesini umut ediyorum. yani doktorum Opr.Dr. Adnan İPÇİOĞLU’na göre öyle olması gerek :) kendisine teşekkürlerimi sunuyorum.