Yıl 1985. Ortaköy Meydanı’nın son güzel dönemleri.
İskeleye inen sokaklardan birinde eğlenceli bir sokak yazısı var: “ABD seçimlerinde oy kullanalım. Yöneticimizi seçmek bizim de hakkımız!”
Yıl 2008. Sloganı ozalite yatırıp pullamaya çıkasım var.

Kanat Atkaya’dan alıntı. cumartesi günleri Hürriyet almamın iki nedeninden biridir.

uzun zaman olmuştu inte isteyeli. anca yanıt verebiliyorum.  :)

İlk sorumuz:Blog yazmaya ne zaman başladım?
Bu sorunun cevabını vermem zor. İlk blogumu anımsamıyorum. Aslında hatırlamam lazım sık yazan biri değilim. Fakat blog alemine kaç yılında girdim biliyorum. 1999 yılında chatkapı ile başladı macera. sonra hafif ile devam etti :)

İkinci soru:Blog yazılarımın konusu belli bir çizgide olması için çaba gösteriyor muyum? Yoksa içimden geldiği gibi mi yazıyorum?
çizgi benim. Yani yazıların girişi de gelişmesi de benim için. Beni anlatıyor. Bu yüzden burası bir günce :) fakat bazen isimler konusunda sıkıntı yaşıyorum.

Üç:Blog yazmak için gün içinde bazı şeylerden feragat ediyor muyum?
maalesef en büyük sıkıntım bu. Blog yazmayı istesem de yapamıyorum. Vakitsizlik genel bir sorun olsa da aslında insan isteyince çok şeye vakit ayırabiliyor. Mesela dün gece tekrar dizileri ve tekrar filmleriyle geçti.

Dört:Blog yazmak benim için eğlenceli bir uğraşken şimdi artan bekleyiş yüzünden zorunlu bir hal almaya başladı mı?
benden beklenen tek şey daha sık yazmam. Ben de sık yazmayarak bu beklentiyi hep ayakta tutuyorum :D

Son olarak:Blog yazmayı daha ne kadar sürdüreceğim ?
niyetim çocuklarıma devretmek burayı. :)

Readymade FC - The Only One / Ramon & Pedro

Aşağıda bir link vereceğim. linkte bir şempanze var. kısa süreli hafıza ölçüm testi yapıyorlar. elbette bir insan ile bir şempanzeyi karşılaştırıyorlar. çıkan sonuç ilginç.

aynı testin bir benzerini burada uyguluyorum. bir uygulama çalışıyor ve ben zaman zaman deneğe komutla bir eylem sunuyorum. çıkan sonuç ilginç; denek henüz başarılı olamadı!

national geographic

lütfen yüksek sesle müzik dinlemeyin…

bu akşam canım tatlı bişeyler çekince yeni bir çikolata ile tanıştım: winergy. tabii ben eve gelene kadar sadece çikolata sanıyordum onu. :)

benim yeni tanışmam elbette onu yeni yapmıyor. ilk kopya da değil elbette. bir de rodeo vukuati var geçmişte. ne olursa olsun ikisi de orjinalinin yerini dolduramıyor, snickers her zaman bir numara.

Black Sabbath ile biraz yakınlaşıyorum(*). (herşey limk‘te başladı.. bu video yüzünden sardım albümlere)
Led Zeppelin dinliyorum(*) (w800i)
wamp kurdum. ilk başta hata verdi. ben de iis’i kaldırdım :) sanırım sadece yeniden başlatsam yeterli olacaktı :)
wamp kurunca wp ile de uğraşmaya başladım yeniden. template bakıyorum ve tabii bir kaç işe yarar plugin.
bir de bol bol film izliyorum. Atonement izledim en son. yalnız izlemenizi tavsiye etmem. kesinlikle kurgu harika. hele ki müzikler.daktilo sesini kullanışı…muhteşem.. ama yine e yalnız izlemeyin :)

her ne kadar ilk hediyemi 2 gün önce almış olsam da, saymıyorum. ilk hediyem bela hatundan. pek bir manidar!

dün gece kara kule serisinin VI. kitabını Susannah’ın Şarkısını bitirdim. seride en hızlı okuduğum kitap bu oldu sanırım. doğrusu bir önceki kitap Calla’nın Kurtları seriye olan ilgimi epey bir azaltmıştı ama o kadar kitap okuduktan sonra son iki kitapta bırakmak büyük bir ayıp olurdu, harcadığım zamana.

artık bu akşam altıncı kitap yatağımın başucundaki yerini yedinci kitaba devredecek. üniversite yıllarından bu yana yaptığım bişey değildi uyku öncesi okumak. çünki genelde hikayeye kaptırıp uykuyu unuturum. önce bu alışkanlığı kaybettim şimdi de ne zaman kitap okusam uykum geliyor :)

Siyahlı adam çölde kaçıyordu ve silahşör peşindeydi.

- öncelikle biletinizi yanlış yere alın. bunda sizin suçunuz olmasa bile.

herhangi bir şehirler arası hattın üzerinde yer alabilir yaşadığınız yer. popüler bir yer olmaması sizin suçunuz değil diye düşünmeyin. orada yaşamayı seçtiniz. bu yeterli. şehirler arası otobüsler muhtemelen sizin kasabanızda durmayacaklardır. bu yüzden biletinizi ya önceki kasabaya (muhtemelen daha popüler bir kasabadır) ya da sonraki kasabaya alın (muhtemelen o da sizin kasabadan daha popülerdir). sonra biletinizde yazan yerde değil de kasabanızda inmeye kalkın…

Daha fazlası

Oyunların ve haliyle sanal dünyaların en güzel tarafı bu. bir de masalların. istediğiniz zaman başa dönebiliyorsunuz.

Bir süre önce yaptığım bir hata sonucu yazdıklarımın bir kısmını okunmaz hale getirmiştim. sonra onları düzelteceğim derken sitenin genel ayarlarını bozdum. baktım yapamıyorum kökten halletim sorunu; uçurdum günceyi.

eğer yapabilirsem (ki daha önce de böyle demiştim) geri getireceğim eski yazılarımı. (ve getirememiştim (: )


« go back